Skip to content

süleyman'ın online defteri

objektif gözlemler, subjektif yorumlar, enteresan tespitler

Menu
  • Anasayfa
  • Ciddi Yazılar
  • Anılar
  • İngiltere ve Göçmenlik
  • Tespitler
  • Hakkımda
Menu

Welcome to İTÜ TMDK

Posted on October 2, 2009October 24, 2025 by suleyman

ITU_KLASIK_ARI_YUKSEK_COZUNURLUKLU[1]Bu hafta yeni bir okula, İTÜ’de Türk Müziği bölümünde yüksek lisansa başladım. Konservatuar ortamının bugüne kadar alışık olduğum üniversite ya da eğitim geleneğinden oldukça uzak bir yapısı olduğunu söyleyebilirim.

Öncelikle Maçka Kampüsü’nden bahsetmek gerek. Nişantaşı’ndan devam edince, Beşiktaş’ın üst tarafında tam olarak Maçka Parkı’nın yanında oldukça güzel bir yere konumlanmış olan kampüs hazırlık, işletme fakültesi ve konservatuarı barındırıyor. Kampüsün içerisinde bir tarihi bir bina var, Osmanlı döneminde silahhaneymiş. Bina kendine has mimarisiyle görülmeye değer bir şaheserdir ama bizim orada çok da işimiz yok; sadece yemekhane var orada. Kampüsün tam koordinatlarına bu linkten gidebilirsiniz.

Burası, özellikle de yokuşun alt tarafındaki -konservatuarın olduğu- kısım, üniversite kampüsünden çok Eski Yunan’daki felsefe okullarına benziyor. Müthiş bir gelenek ve görenek aktarımı var. Kampüste birlikte yaşadığımız bir lise var, hatta zili bile çalıyor. Bu lisede üstün yetenekli çocuklar müzik üzerine eğitim ve öğretim görüyorlar. Bu çocuklar lisans, yüksek lisans, master ve doktora öğrencileriyle aynı kantinleri vs. paylaşıyor. Sıradan bir “lise öğrencisi” profilinin çok üstünde bir kitleden sözedilebilir. Herbiri birşeyleri iyi derecede çalan bu çocuklar gelecek vaadediyor.

Ortalama bir kampüsün dersliklerinde müzik sesi duymanız imkansızdır. Hatta, kazara birşeyler çalacağınız tutarsa sizi “gürültü yapıyor” diye şikayet ederler. Burada tam tersi, koridorlardan piyanodan klasik kemençeye türlü çeşitli enstrümanın sesi yükseliyor. Örneğin, geçen gün sabah ders için koridorda beklerken, abinin biri boş bir sınıfta klarinet çalışıyodu. Sabah sabah profesyonel sayılabilecek bir elden, canlı olarak birkaç taksim, ardından “gam zedeyim deva bulmam” dinledim. Alışık olmadığım için sabahın o saatinde ciğerim parçalandı ama o kampüste ders aldıkça böyle şeylere alışmak gerek.

Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Bakalım ileride beni ne bekleyecek.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Anılar
  • Ciddi Yazılar
  • Coğrafya
  • Diller
  • İngiltere ve Göçmenlik
  • Konu Dışı
  • Müzikoloji
  • Tespitler

Görülesi Siteler

  • Ali Cihan
  • Coding and Beyond
  • Hatayi

adalar araba arkeoloji birleşik krallık büyükada coğrafya dil dilbilim dizi dünyayı gezmek eleştiri gözlem gündelik hayat haberler ingiltere internet itü iş dünyası komplo teorisi malatya mp3 müze müzik müzikoloji osmanlıca politika rüya sinema tarihi eser tavsiye tespitler türkiye haritası şehir

©2026 süleyman'ın online defteri | Built using WordPress and Responsive Blogily theme by Superb