Türkiye’de hem seküler hem de dindar kesimin üzerinde uzlaştığı bir cahillikten bahsetmek istiyorum. Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim. Hayır. Avrupalılar, yılbaşı kutlamazlar. Yılbaşı kutlamak, aralarında Türkiye’nin de olduğu çok az sayıda ülkeye has bir durumdur. Bunun ise Hristiyan adetleriyle bir alakası da yoktur, hatta anti-Hristyan bir adettir diyebiliriz. Tabi şimdi biri çıkıp “Nardugan Bayramı Türk bayramıdır” falan diye Muazzez İlmiye Çığ zırvalarından bahsetmiyorum. O tanımlar cahillikten ziyade, saçmalık kategorisinde yer aldığı için konumuzun dışında.
Yılın bir günü, çekirdek aile ve ona temas halindeki birkaç diğer çekirdek ailenin bir araya geldiği, bir ziyafet formatında yemek hazırlandığı, çoluk çocuk yemek masasına oturup bir miktar da alkol alınan yılbaşı kutlamak Türkler ve birkaç başka topluma has bir olgudur ve bunun batıda bir karşılığı yoktur. Batıda, yılbaşında az sayıda insan sokağa çıkıp havai fişek gösterisi falan izler ve evine döner. Belki eğlenmek için gerekçe arayan bir grup genç de bir yerlerde içer. Ama yılbaşında aile bir araya gelmediği gibi bir ziyafet falan da olmaz. Çünkü o iş 31 Aralık günü çoktan geçmiştir. Batıda Christmas ya da Noel olarak bilinen bayram kutlanır ve onun da yılbaşı ile alakası yoktur. Noel 24-25 Aralık tarihlerine tekabül eder. İnsanlar genelde ailelerinin yanına gider. Büyük bir sofra kurulur, hindi pişirilir, aile içerisinde güzelce zaman geçirilir, alkol alınır, hatta dindar insanlarsa dualar edilir. O günün gecesinde ise çocuklar için evin bir yerlerinde süslenen çam ağacının altına hediyeler konulur. Takriben 8 yaşına kadarki çocuklar onu Santa ya da Noel Baba’nın getirdiğine inanırken daha büyük çocuklar ona da inanmazlar.
Tanımlardan bahsedecek olursak, Noel ve yılbaşı birbirinden çok farklı iki şeydir. Noel Hristiyanlıkta Hz. İsa’nın doğumunun kutlandığı dini bir bayramdır. Genellikle 24 Aralık akşamı (Christmas Eve) ve 25 Aralık günü kutlanır. Katolik ve Protestan dünyasında bu tarihler öne çıkar, Ortodoks dünyasında ise genellikle 6-7 Ocak tarihlerinde kutlanır. Yılbaşı ise yeni bir takvim yılının başlangıcı olan 31 Aralık gecesi ve 1 Ocak gününü ifade eder. Dini bir temeli olmamakla birlikte, modern dünyada kültürel ve sosyal bir olay olarak kutlanır. Bu bakımdan Noel, Hristiyanlıkla doğrudan bağlantılı olup dini bir anlam taşırken yılbaşı sadece yaygın kullanılan Miladi Takvim’e has bir hadise olup dünya genelinde kutlanır. Farklı inançlardan insanlar bu kutlamayı yapabilir.
Olayın temelinde Sovyetler Birliğinde yaşanan bir hadise var. Bildiğimiz gibi Sovyetler Birliği’nde 1917 Devrimi sonrasında iktidar din karşıtı bir politika benimsedi. Bu nedenle Noel gibi dini bayramlar yasaklandı. Ancak, halkın bu tür kutlamalara duyduğu ilgi bastırılamadığı için Noel’e yönelik ilginin başka bir yere kanalize edilmesi fikri doğru. O bakımdan Ortodoks Noeli’nden birkaç gün öncesine denk gelen yılbaşı için Noel’e ait semboller (örneğin çam ağacı süsleme geleneği) kullanılmaya başlandı. Bu da, dini öğelerden arındırılmış bir “kış bayramı” yaratılmasını sağladı.
Türkiye’de 1926 yılında Hicri takvim yerine Miladi takvimin kabul edildi. Böylece yılbaşı kavramı Türkiye’de ilk defa bir anlam kazanmış oldu, ancak henüz bir bayram haline gelmedi.